6 Şubat 2009 Cuma

YÜREĞİNİ DİNLE!


Kitabın Adı: YÜREĞİNİ DİNLE
Kitabın Yazarı: DANİELLE STEEL
Yayınevi: Remzi Kitabevi

Danielle Steel’den çarpıcı bir yeniden doğuşun, unutuşun ve hatırlayışın hikayesi’ diye bir cümleyle başlıyor kitap. Aslında bir tavsiye olarak okumadım bu kitabı sadece okumadığım kitaplar arasındaydı.Kitap ne kadar iyi ya da kötü olursa olsun yazar okutmayı bilmeli diye düşünüyorum.Bazen başlık bazen bir kelime bazen de başlangıç cümlesi…
Kitap bir sinema sanatçısı çok alımlı çok zengin ve çok meşhur bir kadının hikayesini anlatıyor.İlk kocasından ayrılan Carole, iki çocuk sahibidir.Kızı ve Oğlu yurtdışında yaşamakta ve çalışmaktadırlar.
Bu kadar yıldızlı bir hayatı olan kahraman aslında yalnızdır.Kitap yazmaya çalışır ama başaramaz.Paris’e tatile gittiğinde bombalı bir saldırıda yaralanır ve hafızasını kaybeder.Ve kitap aslında bundan sonra başlar.Yıllar önce aşık olduğu adamla karşılaşır bu karşılaşmadan çok etkilenir.Boş hafızasını doldurmak için hayatını gözden geçirir ve bambaşka biri olarak çıkar.Hayatı için bir şansı daha vardır…
Kitaptan çok fazla etkilenmedim. Bunun için okuma kararı sizindir.
Sadece dikkatimi çeken bir yer vardı hayatın karmaşasına kapılırken geride kalanlara dönüp bakmak ve hayatı hakkettiği gibi yaşamak gerekiyor.

4 Şubat 2009 Çarşamba

HEDİYE


Hediye almak nasıl bir duygu sizce?
Hediye sınırlandırılabilir mi insanın zihninde? Hayatımızın ne kadar kısmını kaplıyor? İnsana verilen hediye sadece parayla mı ölçülür? Asıl hediye sevdiklerimiz değil midir hayatta?



Doğum günleri,yıl dönümler,aydönümleri,yılbaşılar gibi bir çok sebeple hediyeler alınır.Ya bir hırka ya bir kazak ya da bir oyuncak kimi zaman.Asıl bu olmamalı sevgimizi anlatmak için diye düşünürdüm hep.Özellikle sevdiğimiz için uğraşmalıyız saatlerce.Peki buna kim cesaret edebilir?Saatlerce hediye almak için gezmeyi kastetmiyorum,hazırlamak için gecelerce uykusuz kalan var mı aranızda?Ben öyle birini tanıyorum ki bütün zihnimdeki düşüncüleri yıkan, Yıllarca kalıplaşan bilgileri altüst eden.İnsanın sevdiğine ne yapması gerektiğini onun için nasıl uğraşması gerektiğini öğretti bana.Öyle birini tanıdım ki, aslında kendisi hediye olan bu hayatta neler yapılabileceğini gösteren biri.Sıradışı olan bu hikayeyi sizinle de paylaşmak istedim.İleride Sıradışı Yaşam becerileri seminerinde anlatılacak bir hikayeden bahsediyorum size.


Birbirlerini çok seven bir çift vardır.Aradan geçen yıllara meydan okuyan çift sıra dışı olarak hayatlarını yaşarlar.Erkek sevdiği kız için bir hediye hazırlamak ister.Ama öyle bir hediye ki dünyada daha önce bir benzeri olmayan.Tam bir sene hazırlanır bunun için.Tam bir yıl büyük gün için çalışır.Kız sevdiğine o kadar bağlıdır ki ondan hediye falan istemez onun varlığı yeter diye düşünür.Ama vakit gelir, erkek bütün bir gece ayakta kalarak hediyeyi son haline getirir.Uykusuz kalmak önemini yitirir onun gözünde.Kızın bir şeyden haberi yoktur tabi.Büyük gün geldiğinde bir demet çiçekle verir kıymetli hediyeyi kıza.Kız paketi açtığında ağzı bir karış açık kalır.Sanki uyuşmuş gibi yarım saat bir şey diyemez.Ve birden ağlamaya başlar hem de hıçkıra hıçkıra…Çünkü paketin içinden kız için yapılmış bir dergi vardır.Her sayfasında kızı anlatan,bir senedir yaptıklarını ve düşündüklerini yazmıştır erkek.O güne kadar yaptıkları işleri, resimleri tarihleri ile beraber kaydetmiş.Ve tek baskı halinde bir dergi verir kıza.Kız tek tek sayfaları defalarca okur ve ‘Hepsi benim için mi?’ diye mutluluktan çıldırır.
Kız mutluluktan bütün gece ağlar…Allaha sabaha kadar şükreder bu mutluluk için.
‘Hikayenin kahramanı eğer okursa bu yazıyı
ona sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum’
Laedris

Hayatta en büyük hediyeniz sevdikleriniz olsun...